Table of Contents Table of Contents
Previous Page  32 / 68 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 32 / 68 Next Page
Page Background

Şirketler Karbon Vergisi ve Karbon Ticaretiyle Karşı Karşıya Kalabilir

Endüstrileşmeyle birlikte karbon

salımı da artıyor. Karbon salımını

durdurmak için tüm dünyada

birçok çevresel tedbir alınıyor. Bu

noktada şirketlere de çok önemli

roller düşüyor. Sürdürülebilir Üretim

ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre

ve İklim Değişikliği Kurulu Başkanı

Gamze Çelikyılmaz Aydemir, küresel

ısınmayla şirketlerin mücadelesinin

çetin geçeceğini belirterek Türk

firmalarını bekleyen iki yeni sistemi

açıkladı. Aydemir, sera gazlarıyla

mücadelede ilk alternatifin, şirket-

lerin açığa çıkardıkları karbona kar-

şılık bir bedelin konularak karbonun

fiyatlandırılacağı Karbon Vergisi

sistemi olduğunu belirtti. Aydemir,

ikinci alternatifin ise sınırlama ve

ticaret (cap and trade) sistemi

olduğunu söyledi ve bu kapsamda,

emisyon yoğun şirketler arasında

emisyon tahsisi (permi) sistemi

uygulanabileceğini dile getirdi. Bu

sayede şirketlerin tahsis edilen

sınırın altında kalmaları halinde

ellerindeki fazla emisyon kotasını

satabileceğini, kotanın üstünde

karbon salmaları halinde de yenile-

nebilir enerji projelerine ait karbon

kredilerini satın alarak denkleştirme

(offsetting) yapabileceklerini belirtti.

Türkiye için hibrid bir model

değerlendiriliyor

Türkiye’de sera gazı emisyonla-

rıyla mücadelede en ciddi adımın

2014 yılında Sera Gazı Emisyon-

larının Takibine Dair Yönetmelik’in

yürürlüğe girilmesiyle atıldığını

ifade eden Gamze Aydemir, bu

yönetmeliğin Türkiye’nin Avrupa

Emisyon Ticaret Sistemine uyumu

için önemli olduğuna dikkat çekti.

Gamze Aydemir şu bilgileri verdi:

“Yönetmelik kapsamında emis-

yon-yoğun sektörlerdeki tesisler

karbon ayak izinin hesaplanması ve

raporlanmasıyla yükümlü hale geldi.

Şimdi Türkiye’yi, Avrupa Birliği

Emisyon Ticareti Sistemi’ne tam

uyum için karbon sınırlaması, tica-

reti ve karbon vergisi alternatifleri

bekliyor. Ancak Türkiye için iki sis-

temin kısmen kullanıldığı hibrid bir

model de değerlendirilen olasılıklar

arasında.”

Firmaların saldıkları karbonu bir

bir saymak önemli

Aydemir, kurumların tesis bazında

hazırlayacakları sera gazı envan-

terlerinin tam, doğru ve güvenilir

olmasının kullanılacak modelden

bağımsız olarak son derece kritik

olduğuna dikkat çekerek “Şirketle-

rin envanter hesapamalarında olu-

şabilecek hatalar şirketleri zarara

uğratabilir. Şirketler, karbon vergisi

sisteminin uygulanması durumunda

gereksiz vergi yükü ile, ‘Sınırlama

ve ticaret’ sisteminin uygulanması

durumunda ise hak ettiklerinden

az veya fazla emisyon hakkı tahsis

edilebilir. Bu nedenle özellikle

yönetmelik kapsamındaki tesislerin

envanter oluşturma aşamasında,

alanında tecrübeli uzmanlarla çalış-

maları gerekiyor. Doğru ve güvenilir

sera gazı envanteri hazırlanması,

şirketleri Türkiye’nin sanayi kay-

naklı emisyon azaltımı konusunda

oluşturacağı tüm politikalara hazır-

lıklı olmasını sağlayacak” şeklinde

konuştu.

Türkiye için ideal model Karbon

Zirvesi’nde tartışılacak

Aydemir, Türkiye için henüz çok

yeni olan sera gazı emisyonlarının

izleme, raporlama ve doğrulama

sisteminin SÜT-D tarafından 14-15

Nisan 2016 tarihleri arasında

düzenlenecek III. Karbon Zirvesi’nde

masaya yatırılacağına dikkat çekti.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde

gerçekleştirilecek Zirve’deki

oturumlarda yeni yönetmeliğin

getirdiği yükümlülükler tartışılacak

ve bundan sonrası için yönetmelik

kapsamındaki şirketler endişelerini

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve

uzman kuruluşlara doğrudan sorma

fırsatı bulabilecekler. Ayrıca Zirve

boyunca Paris İklim Zirvesi sonrası

yeni karbon azaltımı hedefleri doğ-

rultusunda Türkiye’nin yeni strate-

jilerinin neler olabileceği ve Türkiye

için uygun ulusal model seçenekleri

de masaya yatırılacak.

TTMD DERGİSİ

MART - NİSAN 2016

30

HABERLER