Table of Contents Table of Contents
Previous Page  47 / 68 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 47 / 68 Next Page
Page Background

MART - NİSAN 2016

TTMD DERGİSİ

45

170 standartında sunulmuştur. Ameliyathaneler (Klas B

ve C) için bir pozitif basınçlandırma koridor tarafından

içeriye sızabilecek kirleticileri önleyecektir. Minimum hava

değişim sayısı 20 ve minimum dış hava hava değişim

sayısı 4 olarak belirtilmiştir. Yoğun bakımlarda toplam

hava değişimi 6 iken taze hava değişimi 2’dir. Bina Enerji

Yönetim Modülleri tüm bu kontrollerin sağlanmasında

etkin olacaktır. Bu nedenle özellikle yeni inşaatı yapılan

hastane binalarında Bina Enerji Yönetim Modülü sensör

ve montaj kolaylıkları açısından mutlaka uygulanmalıdır.

Merkezi iklimlendirme santrallerinde fanlar mutlaka

inverter kontrollü seçilmelidir. Bilindiği üzere fan devri-

nin yarıya düşürülmesi güç tüketiminin 8 kat azalması

anlamına gelmektedir. Kullanım dışı saatlerde mahal

içindeki basınç koşulunun sağlanması şartıyla fan ayarının

yapılabilmesi önemli bir enerji tasarrufu sağlayacaktır.

Partikül ölçümü ve ameliyathanelerin ISO Klas’ına göre

değerlendirilmesi hijyen açısından büyük öneme sahiptir.

Özellikle ameliyathaneler gibi kritik bölgelerde bina oto-

masyon sistemine bağlı sürekli partikül ölçümü yapabilen

sistemlerin kullanılması ve ameliyat için uygun ortamın

sağlanması konusunda önem taşımaktadır. Kritik zonlarda

uygun nem miktarının sağlanması da bir zorunluluktur.

Özellikle kış aylarında havanın ısıtılması ile havadaki bağıl

nem miktarı azalmaktadır. Nemin az olması solunum prob-

lemlerinin yanısıra gözlerde, deride, burunda ve ağızda

sıkıntılara neden olur. Bunun yanında uygun nemlendirme

ile elektronik cihazlarda statik elektrik deşarjı önlenir ve

bağıl nemin % 40-60 arasında tutulması ile bakteri ve

diğer biyolojik organizmaların üremesi azaltılabilir. Her ne

kadar ASHRAE ameliyathaneler için optimum nem mik-

tarını % 20-60 olarak belirlemiş olsa da, % 20 civarındaki

bağıl nem miktarlarında bakteri ve virüslerin üremeye

başladığı gösterilmiştir. Merkezi iklimlendirme sistemleri

ve bu sistemlere soğutulmuş su sağlayan soğutma grup-

ları elektrik tüketiminde özellikle yaz aylarında ciddi bir

paya sahiptir. Serpantinlerin yüzey temizliği, filtrelerin

zamanında değişimi fan hızının ayarlanması vb. konular

merkezi iklimlendime sistemleri için kritiktir. Su soğutmalı

soğutma gruplarında çevreye ısı atımı soğutma kuleleri ile

sağlanır. Soğutma kulelerinde de uygun işletme koşulla-

rıyla ciddi bir enerji tasarrufu imkanı mevcuttur. Soğutma

kulelerinde hücre sayısına göre kademeli çalıştırma yerine

tüm hücrelerin düşük hızlarda çalıştırılması yaklaşık % 50

enerji tasarrufu sağlayacaktır. Su tesisatında ve soğutma

kulelerinde dikkat edilmesi ve önlem alınması gereken bir

konu da Lejyonella’dır. Binaların Hasta Bina Sendromu’na

yakalanmadan tasarımı ve işletilmesi çok büyük önem

taşımaktadır. Hastanelerde sıcak su her zaman sağlanması

gereken bir hizmettir. Sıcak su kazanlarda üretileceği için

kazan bakımlarının aksatılmadan yapılması gerekmektedir.

Yanma kontrolünde baca gazı emisyonları belirli periyot-

larda izlenmelidir. Bununla birlikte O

2

trim gibi otomasyon

sistemleriyle yanma ayarı gerçekleştirilerek sürekli olarak

verimli yanma sağlanabilir. Tabii burada dikkat edilmesi

gereken husus, bu sistemlerin üzerindeki sensörlerin de

bakımı, değişimi ve uygun lokasyonudur. Tesisat tüm

ısıtma soğutma sisteminin damarlarını oluşturmaktadır.

Bu damarlarda oluşabilecek tıkanıklık kazanları, pompaları,

kontrol valflerini ve diğer ekipmanları da olumsuz yönde

etkileyecektir. Aydınlatma sistemleri hastanelerdeki enerji

tüketiminin % 20-30’unu oluşturmaktadır. İyi tasarlanmış

bir aydınlatma sistemi ve otomasyonu ile aydınlatmanın

enerji tüketimindeki payı azaltılabilir. Bu otomasyon sis-

temi meşguliyet sensörünü, gün ışığı sensörünü ve doğal

aydınlatma sistemlerini içerebilir. Kullanılmayan alanlar-

daki aydınlatma sistemleri bu sensörler ile kontrol edilebilir.

Verimli iç ve dış aydınlatma sistemleri ve balast yapıları

ilk tercih olarak düşünülmelidir. Yemek hizmetleri enerji

giderlerinde önemli yer tutmaktadır. Mutfak personelinin

de bu konuda eğitilmesi ve farkındalığın sağlanması adına

önemlidir. Bunun yanında mutfak sistemlerinden havadan

suya atık ısı geri kazanım ekipmanlarıyla enerji tasarrufu

sağlanabilmektedir. Mutfak havalandırma ekipmanlarının

bakımı ve temizliği enerji tüketimini direkt olarak etki-

lemektedir. Soğutma ekipmanlarında defrost ile enerji

tasarrufu sağlamak mümkündür. Bununla birlikte, set

sıcaklığının 1 °C yükseltilmesinin enerji tüketimini % 2-4

arasında düşürdüğünü unutulmamalıdır. Tıbbi gazlar (baş-

lıca oksijen) hastanede hayati öneme sahiptir. Kroyojenik

olarak depolanan bu sistemlerden faz değişimi sırasında

enerji geri kazanımı düşünülebilecek bir diğer konudur.

Hastanelerdeki motor envanteri enerji yöneticisine enerji

tasarrufu odak noktası hakkında bir referenas sağlayabilir.

Bu motorları yüksek verimli motorlarla değiştirilmesi ciddi

oranda bir enerji tasarrufu sağlayacaktır. Yüksek katlı has-

tanelerde asansörlerde önemli enerji giderlerini oluştur-

maktadır. Yenil nesil asansör sistemlerinde geleneksel çelik

halat yerine poliüretan kaplı kayış, dişli asenkron motor

yerine dişli içermeyen sürekli mıknatıslı senkron makine

ve geleneksel sürücüler yerine kapalı çevrim modern

sürücüler kullanmaktadır. Asansörler yükte ve boşta olma

durumuna göre bir DC elektrik üretme potansiyeline de

sahiptirler. Bina kabuğunun ve ısıtma-soğutma sistemi

elemanlarının yalıtımlı olması enerji giderlerini azaltacaktır.

Bununla birlikte, kojenerasyon ya da trijenerasyon uygula-

malarıyla büyük oranda enerji tasarruf sağlama potansiyeli

mevcuttur. Ülkemizde birkaç özel hastanede kojenerasyon

uygulamasına geçilmiştir. Geçiş mevsimlerinde elektrik ve

ısı ihtiyacının tamamının kojenerasyon ile karşılandığı yaz

döneminde ise trafo kapasitesinin % 60’lardan % 12’lere

düştüğü belirtilmiştir [16].

Yukarıda kısaca özetlenen konuların herbiri dikkatle üze-

rine eğilinmesi gereken enerji tasarrufu noktalarıdır. Bu

konuların herbirinin yönetilmesi için özellikle hastaneler

gibi yoğun enerji tüketen binalarda bir enerji yönetim

modelinin oluşturulması bir zorunluluktur. Enerji yönetimi-