Table of Contents Table of Contents
Previous Page  51 / 68 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 51 / 68 Next Page
Page Background

The total volume of generated LFG varies by quantity and

age of landfilled waste, site conditions such as temperature,

moisture content, and efficiency of LFG collection system. So,

several studies have been carried out to develop models for the

estimation of LFG generation for regions in different climates

and for different approaches.

The aim of this study is to provide a comparison of selected LFG

models (i.e. Tabasaran & Rettenberger model, TNO model, Multi-

phase model and LandGEM) in terms of estimation approaches,

data needs and model outputs and to estimate LFG energy

potential. For the implementation of models, Harmandalı Land-

fill Site in İzmir Metropolitan City was chosen as the study area.

This study indicates that LFG models are effective tools for the

prediction of methane generation; hence analyzing and plan-

ning of LFG use such as energy recovery. In a modeling study for

LFG estimation, data availability and data quality (i.e. obtaining

accurate input data on waste characteristics and operational

parameters) and determining model parameters are key factors

for successful model estimates.

Keywords:

solid waste, landfill gas, energy potential, mathema-

tical model

1. GİRİŞ

Depo gazı toplama/kontrol sistemlerinin ve depo gazı enerji

geri dönüşüm projelerinin planlaması ve tasarımı ile ilgili en

önemli konu, oluşan depo gazı ve metan miktarının belirlenme-

sidir. Depo gazının miktarı ve onun metan içeriği gaz toplama ve

kontrol sistemi tasarım gereksinimlerini, depo gazının kontrol

ve kullanımı için seçilecek yöntemin uygunluğunu ve enerji geri

kazanımının fizibilitesini belirler. Metan emisyonunun tahmin

edilmesi ise, metan emisyon standartlarına uyumun kontrolü

gibi yasal amaçlarla oldukça gereklidir [2].

Depo gazı emisyonu, ya arazi ölçümleri ile ya da matematiksel

modelleme yaklaşımları ile tahminleme yoluyla belirlenebilir.

Depo gazı modellemesi, geçmiş ve/veya gelecek atık miktarları

ve gaz toplama sistemi verimini baz alarak gaz oluşumu ve geri

kazanımının tahminlemesi işlemidir. Depolanan atık kütlesin-

den zamanla üretilen depo gazının projeksiyonu için kullanılan

depo gazı modelleri, düşük maliyeti ve arazi ölçümlerine göre

nispeten hızlı sonuçları ile önemli avantajlara sahiptir [1]. USEPA

tarafından belirtildiği gibi, bu modeller (a) depo gazı enerji

projelerinin fizibilitesinde; (b) gaz toplama ve kontrol sistemle-

rinin tasarımına yönelik gereksinimlerin belirlenmesinde ve (c)

gelecekteki veya güncel proje performanslarının durum tespiti

uygulamalarda kullanılabilir [2] [4].

Üretilen depo gazının toplam hacmi atık karakteristiğine (mik-

tar, yaş (yıl), organik atık içeriği), saha koşullarına (nem içeriği

vb.) ve gaz toplamam sisteminin verimine göre değişir. Depo

gazı modellemesinde, atık karakteristiğini ve depolama sahası

koşullarını temsil eden verilerin mevcudiyeti ve kalitesi başlıca

belirsizlik kaynaklarıdır. Bu nedenle, farklı yaklaşımlar ve varsa-

yımlar ile çok sayıda model geliştirilmiştir. Bazı modeller – EPER

Germany, SWANA Zero Order ve IPCC gibi – Metan oluşumunun

zamanla sabit olduğunu varsayarlar; bunlar sıfırıncı-derece

modeller olarak sınıflandırılır. Ancak bu varsayım sonuçlarda çok

kritik yanlışlıklara sebep olur. Birçok model ise Monod birinci-

derece çürüme eşitliğine dayanır; örneğin LandGEM, SWANA,

TNO, GasSim. Birinci-derece modeller, birim atık başına metan

üretiminin maksimum potansiyeli ile lineer ilişkiye; çürüme hızı

ve zamanla ise üstel bir ilişkiye sahiptir [3] [8].

Günümüzde depo gazı oluşumunun tahminlemesi için kul-

lanılabilen pek çok yaklaşım mevcut olduğu için, depo gazı

kontrol sistemi veya enerji geri kazanım projeleri için en kritik

konu, en iyi modelleme yaklaşımının ve model parametrelerinin

seçilmesidir. Depo gazı enerji projelerinde, tesis planlaması ve

fizibilitesinde bu modeller ile üretilecek enerji potansiyelinin

kestirimi mümkün olabilmektedir. Bu ihtiyacı göz önüne alan

bu çalışma, depo gazı miktarı ve enerji potansiyeli tahmininde

yaygın olarak kullanılan modellerin tahminleme yaklaşımları ve

model sonuçları açısından karşılaştırılmasını amaçlar.

Bu amaçla, depo gazı modellerinin uygulanması için İzmir Kenti

Harmandalı Depolama Tesisi çalışma alanı olarak seçilmiştir.

2. MATERYAL VE YÖNTEM

2.1. Çalışma Bölgesi

Bu çalışmada İzmir Harmandalı Katı Atık Depolama Sahası

çalışma bölgesi olarak seçilmiştir. Nisan 1992’de hizmete giren

tesis, şehre 20 yıl boyunca hizmet etmek için tasarlanmıştır.

Alan 900.000 m

2

alanı kaplamaktadır. Aktif depolama alanı ise

226.000 m

2

’dir. Depolama sahası şehir merkezine yaklaşık olarak

25 km uzaklıktadır. İzmir’de üretilen katı atık üretim miktarı

MART - NİSAN 2016

TTMD DERGİSİ

49