TTMD DERGİSİ
MART - NİSAN 2016
44
MAKALE
nik rapor henüz hazırlanmamıştır. Sivil toplum kuruluşları
bazında bazı çalışmalar ve çalıştaylar son birkaç yılda ger-
çekleştirilmiştir. Bununla birlikte, bir karşılaştırmalı değer-
lendirme (benchmarking) çalışması Sağlık Bakanlığı’nın
seçeceği bir pilot bölgede başlatılmalıdır. Bu karşılaştırmalı
değerlendirme çalışmasının içeriği sadece bina yalıtımı
olmamalıdır. Tüm hastanelerde uygulanabilecek bir enerji
tüketim profilinin belirlenmesi ve raporların seçilecek pilot
bölgedeki detaylı enerji etütlerine dayanması gerekir. Bina
yalıtımı enerji (doğalgaz) tüketimini büyük oranda düşürse
de yalıtımın yangın dayanımı da dikkate alınmalıdır [9]. Bu
karşılaştırmalı değerlendirme çalışmasında seçilen bölge-
deki hastanelerin birim enerji tüketimi belirleyici olacaktır.
Burada seçilmesi gereken metrikler yıllık birim kapalı alan
başına enerji tüketimi (kWh/m
2
) ve yatak başına enerji
tüketimi (kWh/yatak sayısı) olmalıdır. Birim kapalı alan
başına enerji tüketiminin hesabında iklimlendirilen alanı
hesaba katmak daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Bununla
birlikte, hasta sayısının da bu metrik içinde değerlendiril-
mesi ve MWh/(iklimlendirilen alan/hasta sayısı) metriğinin
seçimi de ele alınabilir [10]. Buradaki hasta sayısı ayakta
tedavi ya da yatan hasta olarak ayrılmadan yılda hizmet
verilen kişi sayısı olarak düşünülmelidir. Hastanelerde
gerçekleştirilebilecek enerji verimliliği uygulamaları
ASHRAE AEDG (Advanced Energy Design Guide)’de enerji
tüketim noktalarına göre sunulmuştur [11]. ASHRAE ve DIN
standartları hastanelerde çeşitli alanlardaki sıcaklık, nem,
saatlik toplam hava değişim sayıları, minimum saatlik
taze hava ihtiyacı vb. hakkında bilgiler sunmaktadır. Buna
karşın, hastanelerde Enfeksiyon Komitelerinin üzerinde
uzlaştığı bir standart bulunmamaktadır. Bir standart üze-
rinde uzlaşmanın sağlanması ardından Sağlık Bakanlığı
tüm hastaneleri kapsayacak biçimde bir yönetmelik ile
gereklilikleri şart koşmalıdır. Ancak bu gerekliliklerin vali-
dasyonu üniversiteler gibi bir üçüncü taraf yoluyla değer-
lendirilmelidir. Doğal olarak bu üçüncü tarafta validasyonu
yapacak kişilerin hastane enerji yönetimine yönelik bir
sertifikaya sahip olması zorunlu olmalıdır. Yenilenebilir
Enerji Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülmüş olan
Binalarda Enerji Yönetimi eğitimi Hastaneler kapsamında
detaylandırılmalıdır ve bu eğitimler tek bir elden hazırlanıp
yönetilmelidir. Ancak bu tip eğitimler genellikle yüzeysel
kalabilmektedir. Hastane spesifik uygulamaları dikkatle
ele alınmalıdır. Bu eğitimlerdeki kapsam merkezi iklimlen-
dirme santrallerini, mahallere göre hava değişim sayısının
ölçülmesi ve hesaplanmasını, laminer flow ünitelerini ve
HEPA filtrelerin sızdırmazlık ölçümlerinin yapılmasını, filtre
tiplerini, partikül sayımını ve odaların sınıflandırılmasını,
soğutma gruplarının işletme ve kontrol koşullarını, enerji
depolama uygulamalarını vb. kesinlikle içermelidir.
HASTANLERDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ ODAK
NOKTALARI
Hastanelerde enerjinin verimli kullanımının sağlanması
ve mevcut duruma göre iyileştirmenin yapılabilmesi için
ana başlıklar halinde odak noktaları aşağıda sunulmuştur.
Bir hastanede aşağıda belirtilmiş olan sistemler birlikte
değerlendirilmelidir [12-13].
1. Mahal ısıtma ve soğutması
2. Havalandırma ve iklimlendirme
3. Sıcak su (ve/veya buhar) üretimi
4. Aydınlatma
5. Elektrik tüketen diğer cihazlar
6. Yemek ve çamaşırhane hizmetleri
7. Soğutma sistemleri
8. Tibbi gazlar
9. Bina kabuğu
10. Basınçlı hava sistemleri
Mahal ısıtma-soğutma ve iklimlendirme uygulamaları
doğrudan ısıl konfor ile ilgili bir durumdur. Hasta ve per-
sonel için ısıl konfor şartlarının (hastanelerde mahale göre
değişiklik gösterir) sağlanması son derece önemlidir. Isıl
konforun sağlanması için ısıtma-soğutma ve iklimlendirme
ekipmanlarının kontrolü enerjinin verimli kullanımını sağ-
layabilir. Tablo 1’de belirtilen anket çalışması ile mahalde
sürekli zaman geçiren personelin ısıl konfor durumu
geri beslemesi (feedback) ile cihazların işletme durumu
hakkında bilgi sağlayacaktır. Isıl konforun sağlanmasında
tasarım sıcaklıkları ASHRAE 170 2013’te sunulmuştur [14].
Buna göre ameliyathanelerde (Klas B ve C) tasarım sıcak-
lıkları 20-24 °C ve bağıl nem % 20-60 olmalıdır. Yenidoğan
yoğun bakım ünitelerinde ise tasarım sıcaklığı ve bağıl
nemi sırasıyla 22-26 °C ve maksimum % 60 olmalıdır.
Bu sıcaklık değerlerinin sağlanması yönünde geçiş mev-
simleri haricinde bir problem bulunmamaktadır. Ancak
geçiş mevsimlerinde dış ortam sıcaklığındaki ani azalma
ya da artışlar bazı problemler oluşturabilir. Bu nedenle
geçiş mevsimlerinde sıcaklıkların kontrolü büyük önem
taşımaktadır. Termostatlar sıcaklık kontrolünün sağlandığı
birimlerdir. Ancak yanlış konumlandırılması iç ortamın ısıl
konforunu bozucu etkiye neden olabilir. Gün ışığından,
hava çekiş ağızlarından ve radyatörlerden vb. koşullardan
uzağa yerleştirilmelidir. Termostatların kontrolünde özel-
likle hasta odaları için bir ölü sıcaklık bandı tanımlanmalıdır.
Bu ölü sıcaklık bandı 20 °C’nin altında ısıtma sistemini,
26 °C’nin üzerinde soğutma sistemini devreye alacaktır.
Bu 6 °C’lik sıcaklık bandında ısıtma soğutma sistemlerinin
devre dışında olması enerji tüketimini azaltacaktır. Bu
ölü sıcaklık bandında fanların aç-kapa çalıştırılması ya da
frekans kontrolü ile devrinin ayarlanması kullanım saatleri
dışında enerji tasarrufu sağlayabilir [15]. Hastanelerde tüm
zonların ayrı ayrı kontrolü gerekebilir. Bu nedenle zonlama-
nın uygun yapılması ısıl konfor için şarttır. Havalandırma
ve iklimlendirme uygulamalarında farklı zonlarda gerekli
olan hava değişim sayıları ve basınçlandırma da ASHRAE




